{}
  • "Cemal Süreya’ya içki içmesini ben öğrettim."
  • - Edip Cansever
  • "Edip’e şiir yazmayı ben öğrettim."
  • - Cemal Süreya
  • "Bu ikisi bunu tartışırken ben de gittim Tomris’le evlendim."
  • - Turgut Uyar
  • "Sevgililik ya da aşk duygusu zamanla yara alabiliyor, örselenebiliyor, bitebiliyor. Bitmeyen tek aşkın gerçek ve lirik bir dostluk olduğunu Edip Cansever öğretti bana."
  • - Tomris Uyar

(via grisehir, source: filmlerdeoyleolur)

Öyle güzel sevmişler ki. »

Nazım Hikmet’in Vera’sı

"ne muazzam şey seni sevmek! sen benim aşkım, sen benim kızım, sen benim yoldaşım, sen benim küçük annemsin. canım, bir tanem, seni sevmeden önce dünyayı sevmesini bile bilmiyormuşum. bu şehir güzelse senin yüzünden, bu elma tatlıysa senin yüzünden, bu insan akıllıysa…

(via grisehir)

benimle buraya geldiğin için teşekkür ederim. bu sabah kedi sana doğru söylemiş ben gerçekten de. yani kısa bir süre önce fark ettim seni.

ben aslında ailemle. benim annem. annemi kaybettik geçen sene. babam zaten yok. kardeşim askerdeydi öldü. şehit diyorlar ona ama o elektrikçiydi. bir paşanın havuzunun tesisatını tamir ederken çarpılmış. şehit sayılır mı sence? bir ikisi vardı. annemle kardeşim yani. altı aydır onlar da yoklar. 

ben öğrenciydim. belki de hala öğrenciyimdir bilmiyorum. hukuk okuyorum. üçüncü sınıf. şiir miir dergi filan.

şiir okur musun? sever misin şiir? 

sonra bir sabah seni gördüm. sonra bir sabah daha gördüm. sonra hep gördüm.

kedi de seni gördü. kedi seni çok seviyor biliyor musun? onunla takip ediyorduk seni. bazen izini kaybediyorduk ama onun bir sürü arkadaşı var. onlara soruyorduk. 

sen öğrencisin aslında. resim okuyorsun. şekercide part time çalışıyorsun. ben bir gün fenalaştım. hastaneye kaldırdılar beni. ölecekmişim. kanser. ilik.

ilik nedir biliyorsun. kemiğinde içinde. kemoterapiye başlayacaksın dediler. bu tabancayı kedi verdi. oyun oynuyoruz biz bunla. bak, içinde bir tane kurşun var. bu tabancayla her sabah.. hani sabah oluyor ya? güneş filan.

böyle bunu çeviriyorum. sonra ağzıma sokup sıkıyorum. yok korkma şimdi sıkmam. aslında çok mermim var benim. ana bir tane koyuyorum içine. çünkü sen varsın.

"Belli senin şiir falan okuduğun yok. Eğer şiir okusaydın bilirdin ki âşık adam sınanmaz."

(via grisehir)

grisehir:

Bir adın vardı senin, peşinde üç büyük şair; Tomris Uyar

Edebiyatımızda önemli bir yere sahip o. Aynı zamanda ikinci yeni şairlerinin içinde kaybolduğumuz, çok sevdiğimiz dizelerinin ilham kaynağı. Herkesin imrenip, kıskandığı şanslı kadın. 
İlk evliliğini Ülkü Tamer’le yapmış. O sırada hayatına üç yıl süren dolu dolu bir birliktelik yaşatacak Cemal Süreya girmiş. En güzel şiirlerini yazmış onun için;
"Ay ışığında oturuyorduk
Bileğinden öptüm seni
Sonra ayakta öptüm
Dudağından öptüm seni
Kapı aralığında öptüm
Soluğundan öptüm seni”
Sonra kalbini Turgut Uyar’a kaptırmış. En uzun aşkı, kocası. Yeniden şiire döndürmüş Turgut’u.
"Senin için alışılmış şeyler söyleyemem sana yaraşmaz
kış gecesi amcamızdır, bahar yakından kardeşimiz
alır başımı Erzincan’a giderim seni düşünmek için
dörtlükleri bozarım çünkü dağlar ne güne duruyor
kıyılar ve eskimeyen her şey seni anlatmak için
bir bozuk saattir yüreğim hep sende durur”
Edip Cansever’i ise hep bir dost, iyi bir şair olarak görmüş. Yine de edip, her doğum gününde bir şiir hediye etmiş ona. ”Tomris rakıyı çok severdi, bense onu” demiş ardından.
"Seni görünce dünyayı dolaşıyor insan sankiHani Etiler’den Hisar’a insek bileBir küçük yaşındasın, boyanmış taranmışsınÇok yaşında her zamanki çocuksun geneBen seni uzun bir yolda yürürken görmedim ki hiç.Mart ayında patlıcan, ağustosta karnıbaharMutfağın mutfak olalı böyleBir adın vardı senin, Tomris Uyar’dıAdını yenile bu yıl, ama bak Tomris Uyar olsun geneBen bu kış öyle üşüdüm ki sormaOysa güneş pek batmadı senin evindeSöyleBen seni uzun bir yolda yürürken gördüm müydü hiç.”
Ve bir röportajında sormuşlar;
Şairlerin yollarının kesiştiği bir kadınsınız. Bu bir rastlantı olamaz. Sizde çok ayırıcı özellikler bulmuş olmalılar…
Tomris Uyar: ”Şöyle diyebiliriz. Her sanatçı kendi yankısını gördüğü bir aynaya daha kolay bağlanabilir. O kadar ki, aradaki aşk bitse bile o aynayla yaşanmış duygudaşlık anları, kıyasıya yapılmış edebiyat tartışmaları, ortak bir geçmiş kalır geriye…Yaratıcılığı körükleyen ilişkilerdi bunlar.Tiryakilik gibi bir şeydi. İki taraf da karşısındaki için esin perisiydi…” demiş.
İyi ki var olmuş, ve bizlere bu dizeleri bırakan güzel adamlara ilham vermiş. Saygıyla anıyoruz.

grisehir:

Bir adın vardı senin, peşinde üç büyük şair; Tomris Uyar

Edebiyatımızda önemli bir yere sahip o. Aynı zamanda ikinci yeni şairlerinin içinde kaybolduğumuz, çok sevdiğimiz dizelerinin ilham kaynağı. Herkesin imrenip, kıskandığı şanslı kadın. 

İlk evliliğini Ülkü Tamer’le yapmış. O sırada hayatına üç yıl süren dolu dolu bir birliktelik yaşatacak Cemal Süreya girmiş. En güzel şiirlerini yazmış onun için;

"Ay ışığında oturuyorduk

Bileğinden öptüm seni

Sonra ayakta öptüm

Dudağından öptüm seni

Kapı aralığında öptüm

Soluğundan öptüm seni”

Sonra kalbini Turgut Uyar’a kaptırmış. En uzun aşkı, kocası. Yeniden şiire döndürmüş Turgut’u.

"Senin için alışılmış şeyler söyleyemem sana yaraşmaz

kış gecesi amcamızdır, bahar yakından kardeşimiz

alır başımı Erzincan’a giderim seni düşünmek için

dörtlükleri bozarım çünkü dağlar ne güne duruyor

kıyılar ve eskimeyen her şey seni anlatmak için

bir bozuk saattir yüreğim hep sende durur”

Edip Cansever’i ise hep bir dost, iyi bir şair olarak görmüş. Yine de edip, her doğum gününde bir şiir hediye etmiş ona. ”Tomris rakıyı çok severdi, bense onu” demiş ardından.

"Seni görünce dünyayı dolaşıyor insan sanki
Hani Etiler’den Hisar’a insek bile
Bir küçük yaşındasın, boyanmış taranmışsın
Çok yaşında her zamanki çocuksun gene
Ben seni uzun bir yolda yürürken görmedim ki hiç.

Mart ayında patlıcan, ağustosta karnıbahar
Mutfağın mutfak olalı böyle
Bir adın vardı senin, Tomris Uyar’dı
Adını yenile bu yıl, ama bak Tomris Uyar olsun gene
Ben bu kış öyle üşüdüm ki sorma
Oysa güneş pek batmadı senin evinde
Söyle
Ben seni uzun bir yolda yürürken gördüm müydü hiç.”

Ve bir röportajında sormuşlar;

Şairlerin yollarının kesiştiği bir kadınsınız. Bu bir rastlantı olamaz. Sizde çok ayırıcı özellikler bulmuş olmalılar…

Tomris Uyar: ”Şöyle diyebiliriz. Her sanatçı kendi yankısını gördüğü bir aynaya daha kolay bağlanabilir. O kadar ki, aradaki aşk bitse bile o aynayla yaşanmış duygudaşlık anları, kıyasıya yapılmış edebiyat tartışmaları, ortak bir geçmiş kalır geriye…Yaratıcılığı körükleyen ilişkilerdi bunlar.Tiryakilik gibi bir şeydi. İki taraf da karşısındaki için esin perisiydi…” demiş.

İyi ki var olmuş, ve bizlere bu dizeleri bırakan güzel adamlara ilham vermiş. Saygıyla anıyoruz.

(via grisehir)

(via kahve-3, source: bulutlugunler)

İrem Candar - Göğe Bakalım

-

 
Göğe Bakma Durağı

İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım
Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından
Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
Şu aranıp duran korkak ellerimi tut
Bu evleri atla bu evleri de bunları  da
Göğe bakalım

Falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım
İnecek var deriz otobüs durur ineriz
Bu karanlık böyle iyi afferin Tanrıya
Herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum
Hırsızlar polisler açlar toklar uyusun
Herkes uyusun bir seni uyutmam birde ben uyumam
Herkes yokken biz oluruz biz uyumıyalım
Nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda
Beni bırak göğe bakalım

Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
Tuttukca güçleniyorum kalabalık oluyorum
Bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi 
Sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor
Seni aldım bu sunturlu yere getirdim
Sayısız penceren vardı bir bir kapattım
Bana dönesin diye bir bir kapattım
Şimdi otobüs gelir biner gideriz
Dönmiyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç
Bir ellerin bir ellerim yeter belliyelim yetsin
Seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat
Durma kendini hatırlat 
Durma göğe bakalım 

 
Turgut UYAR